Aikido Kursları ve Sporda Ticarileşme

Aikido kursları kişiye kendini savunmayı öğretir. Ancak tek öğrettiği şey bu değildir. Bu spor ve bu sporu icra eden kurslar bir tür fiziksel teknikler bütününden daha fazlasını öğretirler. Kişinin öz disiplin sahibi kendini kontrol etmesini bilen soğukkanlı bir birey olmasına katkıda bulunurlar. Bu sporu öğreten kurslar başarılı bir sporcu yetiştirirken yaşamın her alanında kendisiyle barışık bireyler de yetiştirir. Bu şekilde çok sayıda kişiyi topluma yararlı bağımsız kişilikli bireyler haline getirir. Bir sporun bunları sağlamasının altında yatan neden ise sporun özünde gizlidir.

Aikido kursları kişiye karşı tarafa zarar vermeyi ve ona saldırmayı öğretmez. Aksine bu kursların amacı kimsenin fiziksel güç kullanarak başkalarına tahakküm kurmamasıdır. Diğer yandan kabul edilmesi gereken bir olgu da tüm spor dallarının olduğu gibi aikido sporunun da endüstriyel spor dalları arasına girmekte çok da gecikmediğidir. Müsabakalar ve olimpiyatlarla beslenen sporun endüstriyel bir olgu haline gelmesi anlayışı bir çok kişiyi spordan soğutan temel etkenler arasında sayılabilir.

Günümüzde maddi koşullar ve zaman kısıtı yaşamla kurulan bağı doğrudan etkilemektedir. Bu kısıtlara erişemeyen düşük gelirli kesimler ise asla gerçek anlamda spor yapamamaktadır. Bu durum da sporu elitlerin ve görece üstün olanların yapabileceği, öğrenebileceği bir olgu haline getirmektedir. Ancak aikido kursları içinde bu algıyı kökten değiştirme potansiyeli olan bir çok sistem de bulunmaktadır. Bu kapsamda açılan kurslar bir işletme yönetimi perspektifinden ziyade bir spor merkezi olarak çalışmaktadır. Bu durum onların varlık sebebini oluştururken yok olmalarına da neden olan bir ironi halini alır. Nihai olarak spor endüstriyel çarklar altında kaldıkça aikido kursları da yok olmakta ya da ticarileşmektedir. Bu durum da bir çok kurs sahibine ciddi zorluklar yaşatmaktadır.

Bir Yorum Yazn